EnglishAnasayfa
 
News
Synopsis
Trailer
Director
Credits
Technical Info
Awards
Press
Photographs
Awards
Releases
DVD
Copyright Kaplan Film Production © 2006

MELEĞİN DÜŞÜŞÜ /BASIN

ŞUBAT 2005
ELEKTRİKLİ PORTAKAL
Engin Ertan / Sinema

Rol aldığı ilk sinema filmi olan "Meleğin Düşüşü" ile geçtiğimiz Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülünü kazanan TÜLİN ÖZEN, sinemamızın son yıllarda keşfettiği en iyi oyunculardan biri olmaya aday.

Aralık 1979'da İskenderun'da dünyaya gelmiş olan Tülin Özen Artvinli bir ailenin kızı. Doğumundan sonra ailesiyle beraber İzmir'e taşınan Özen, burada Bornova Anadolu Lisesi'nde okumuş. Daha sonraysa İstanbul Teknik Üniversitesi'nin elektrik mühendisliği bölümünü kazanmasıyla yolu İstanbul'a düşmüş. Oyunculuğun eskiden beri kafasında varolduğunu belirten Özen, fen alanındaki dersler sosyal derslere oranla daha cazip gelince tercihini mühendislikten yana kullanmış. Ancak İTÜ'deki öğrenimi süresince derslere girmek yerine üniversitenin Kültür Sanat Birliği'nde vakit geçirmeye başlayınca bir kara vermesi gerektiğini anlamış. "Farkettim ki böyle olmayacaktı. Ne mühendis ne de oyuncu olabiliyordum. Bu nedenle esas yapmak istediğim şeye yönelmeye karar verdim ve elektrik mühendisliğini bırakıp, Yeditepe Üniversitesi'nde oyunculuk eğitimi almaya başladım" diyor. Bu geçişten önce gerek İTÜ'nün amatör tiyatro topluluğunda çalışan, gerekse Maskara isimli bir tiyatro grubunun çeşitli oyunlarında rol alan Özen, ilk sinema deneyimi olan "Meleğin Düşüşü"ne dahil olduğunda Yeditepe'deki öğrenimi devam etmekteymiş. Bir arkadaşından Semih Kaplanoğlu'nun yeni bir film çekmekte olduğunu öğrenince yönetmen asistanlarından biriyle iletişime geçmiş. Çok sayıda deneme çekimi ve Kaplanoğlu ile süren görüşmelerin ardından rolü almış.
"Esas yapmak istediğim iş oyunculuk ama yer aldığım projelerde başka görevler de üstleniyorum. Örneğin Devlet Tiyatrosu'nda sahneye konan 'Bedrettin' isimli oyunda reji asistanlıı yaptım. Şu anda rol almakta olduğum 'Sersemler Evi' isimli oyundaysa ilk olarak çevirmen olarak başlamıştım. Ayrıca Kenter Tiyatrosu'nda sahneye konan 'Nasrettin Hoca Bir Gün' isimli oyunda da reji asistanlığı yapıyorum." diyor. Tiyatro ve sinemada oyunculuk yapmanın sadece teknik olarak birbirinden ayrıldığını düşünüyor. Her ikisindeki performansın da türle ilgili tercihler ve yönetmenin tasarımına göre benzer şekillerde değişebileceği kanısında. Her iki alanda da çalışmak genç aktris için eş derecede keyifli. Canlandırdığı karakteri anlamaya çalışmak ve yakaladıklarını izleyiciyle paylaşmanın, başka bir karaktere dönüşmenin kendisi için oyunculuktaki en heyecan verici şey olduğunun ısrarla altını çiziyor.
Peki Antalya'da kazanmış olduğu En İyi Kadın Oyuncu ödülü? Özen bu ödülün kendisi için önemli olduğunu belirtiyor. "Birileri yaptığın işi takdir ediyor. Bir bakıma 'biz seni beğendik, sen oyuncu ol ya!' diyor. Belki de çalışma vizesi almak gibi birşey bu." diyor. Ayrıca yakın çevresinin ödül sonrasında yaşadığı sevincin, etrafındaki insanlar tarafından sevildiğini görmenin de güzel olduğunu belirtiyor.

Basın Sayfasına Geri Dön >>>